ibonette.com | Utanmazlığın ve Zulmün Son Noktasının Adı: AKP

ibonette.com

Samimi olmayi vaat edebilirim ama tarafsiz olmayi asla…
Subscribe

Utanmazlığın ve Zulmün Son Noktasının Adı: AKP

Temmuz 24, 2009 Yazan: ibrahim Kategori: HAVADAN SUDAN

Demokratik toplumlarda toplumu oluşturan her birey ve her kurumun konuşma hakkı mukaddestir. Özellikle toplumun bekaasını ilgilendiren konularda… Buna ordu da dahildir. Ordunun her değerlendirmesini hemen, “darbe yapacaklar” diye değerlendirmek en hafif ifade ile kültürsüzlüktür.

Ancak ordunun en ufak konuşmasında ya da değerlendirmesinde mahalle kadınları gibi ortalığı kaldıran, tepinip duran bir AKP iktidarı ile karşı karşıyayız. İstiyorlar ki yaptıkları tüm icratları toplumun her bireyi kayıtsız şartsız kabul etsin, desteklemese de konuşamasın, sussun. Yıllardır basına yapılan baskılar, orduya yapılan baskılar (ordu mensuplarının yargılanmasının kolaylaştırılması), yargıya yapılan baskılar (HSYK atamları ve ilgili konulardaki siyasi uygulamalar), bütün bunların sebebide bu diktacı ve zorba AKP iktidarının eseri. Kafalarındaki asıl fikirleri iyi analiz edin, anlayın.

Ergenekon davası çervesinde tamamen siyasi yönlendirmelerle AKP iktidarının karşısındakiler birer birer içeriye alınıyor. Ortada somut olarak yapılmış bir tane eylem yok. Hep niyet okuma, hep gerçek olup olmadğı meçhul bir takım planlardan bahsediliyor. Başbakan bırakın yargıyı işini yapsın diyor utanmadan, kendi müdahelelerini görmediğimiz sanarak. Peki bu davada iftira atılarak aylarca içeride yatan insanlar birer birer tahliye oluyor. Bu insanların maduriyetinin, toplum önünde itibar kayıplarının hesabını kim verecek. Allah’ın adını ağzılarından düşürmeyenler bu haksız iftira, karalama ve zulümleri acaba inançlarının hangi tarafınca hoş görüyorlar. Bunca haksız iftira ve karalamayı (islamla uzaktan yakında ilgisi olmayan) inançlarının hangi kısımı ile bağdaştırabiliyorlar. Yazıklar olsun…

Medyaya gelince; Demokratik toplumların en büyük güvencesi basın özgürlüğü artık türkiye de bitti. Tek kalan doğan medya grubu. Bu grup da AKP iktidarının yalakası olmadığı için, kişiliksiz karaktersiz şak şakçı medyadan olmadığı için milyonlarca dolarlık mali cezalar ile karşı karşı kalmıştır. Doğan grubuna yapılan bu insanlık dışı müdahele, baskı ve zulmü avrupa ve tüm dünya endişe ile karşıladıklarını belirtti defalarca. Yazıklar olsun baskıcı AKP iktidarına.

AKP iktiranının, yargıya, utanmazca yaptığı bazı baskı ve zulümlerden sadece iki örnek (daha fazlasını isteyenler geçmişe dönük 7 yıllık gazeteleri araştırsın- binlerce örnekle karşı karşıya kalacaklarıdır.) ;

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=12129360

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=12134143

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12143395.asp?gid=229

Ordunun, yargının en ufak değerlendirmesinde tepinip ortalığı ayağa kaldıran, toplumu geren, AKP milletvekilleri hiç utanmadan, hiç arlanmadan en mukaddes değerlerden birisi olan yargı bağımsızlığını zedeleyecek şekilde müdahale yaparak, yargı hakkında değerlendirme ve konuşmalar yapabiliyor.

Ne yazık ki bütün bunları görebilecek bir halkımız yok. Bütün bunlara rağmen ülkede her iki oydan birisini almış olmasını aklım almıyor. Seçimlerde AKP tarafından yolsuzluk yapılmış olması ihtimalini aklımdan çıkaramıyorum.

AKP’nin bütün bu çifte standart içeren, kendisini desteklemeyenleri susturmaya çalışan, baskıcı, faşist, ikiyüzlü uygulamalarının allah belasını versin. Allah’ın adını ağızlarından düşürmeyen ancak Allah’ın dediklerinin hemen hemen hepsinin aksine icraat yapan, kul hakkı yiyen, yandaş medyaları ile iftira atan, haklıyı sindirmeye çalışan akp siyasetini Allah belasını versin. Tüm AKP mensuplarını ve oy verenleri lanetliyorum.

Şimdi diyecekler ki oy verenlerin suçu ne… Evet ülkenin bu duruma düşmesinde, ülkenin bu faşist baskıcıların elinde oyuncak olmasına en büyük pay, kafasızca AKP ye oy verenlerde, oyunu satarak 3 kuruşa kendilerinin ve çocuklarının geleceğini sattığının farkında olamayan kafasızlarda, bütün bu olanları göremeyecek kadar cahil oy verenlerdedir.

Kimilerine bu yazı çok ağır gelebilir. Hiç umurumda değil. Ülkemi zulümlerin anavatanı, emparyelist güçlerin oyuncağı haline getiren bu iktidar ve onlara oy verenlerin alınganlıkları beni utandırmaz, tam tersine gururlandırır. Bu da benim fikirsel özgürlüğüm ve konuşma hakkım. Hepsine lanet olsun.



4 yorumlar > “Utanmazlığın ve Zulmün Son Noktasının Adı: AKP”


  1. xxs_ops says:

    Sana tamemn katılıyorum ,dini kullanan ve bu ülkeyi borç batağına sokan bir hükümete hala milletin sesi çıkmıyor
    oratda neden yokken sadece büyük ortadoğu proje için ülkeye kürt sorunu çıkartılar bu milletin ne zaman sesi çıkacak
    doğan grubunu cezalandımasına ise şaşıyorum
    dine çok zarar veren bir grubdu ama Akp ye gerçekleri hatırlatanda onlardı.
    Allah herkese akıl versin
    herkes bana dokunmayan bin yıl yaşasın diyor
    Sonumuz hayralo…

    1
  2. Neşet Özeren says:

    Her ne olursa olsun tüm olumszuluklarına rağmen bence şu yaşadığımız vatan eskisine göre daha iyi durumdadır ve bu noktaya AKP iktidarı sürecinde geldi. Daha iyisi varsa çıksın, bunu herkes gibi ben de isterim.
    Bu konularda fazla yorum yapacak durumda değilim, ama aklımın tartısına ve akıl süzgecinden geçirilmiş hislerime bazen biraz güveniyorum ve hissettiğim AKP’ ye kıyaslı biçimde bakarsak daha iyi olduğudur.

    2
  3. xxs_ops says:

    @Neşet Özeren akp bugun ülkeyi derinden yokediyor , şu an gördüklerin kısa bir cennetin resmi, ama yakında cehennemi görecegiz , umarım olmaz ama olacak? Bu ülkeye hangi iktidar gelirse gelsin hepsi abd ve israilden icazet alırda gelir sonuçta millet ses çıkarmazsa hep bu devran sürer gider ,kuzu gibi olunca, Aslında hak ettiğimiz gibi yaşıyoruz.

    3
  4. ibrahim says:

    türk milletini, diğer milletlerden ayıran en önemli özellik, köleliği ve karaktersizce başka milletlerin hegamonyasında yaşamayı asla kabul etmemesidir. tarihe bakmak yeterlidir. bunu göremeden türk milleti üzerine plamlar yapan kim olursa olsun, ister akp iter abd ister başkaları büyük hata yapar ve en ağır bedeli, bu planları yapanlar öder. akp gelip geçicidir. elbet iktidardan düşecek. o zaman hesabı neyse verir. abd vs de hikaye. yaptıkları aşağılık planları türkiye’yi çok yaralar çünkü neşet özeren gibi safça inanan, perdenin arkasını göremeyen kişiler mevcut. ya da seçimlerde parayla satabilen insanlar mevcut bu gibi insanlarla aynı cephede mücadele etmek gerçekten zor. içerde bölücüler gibi açıkça düşmanlık yapanların yanında ahmaklıkları nedeniyle en az onlar kadar ülkeye zarar verenlerle de mücadele etmek gerekiiyor.

    ancak elbet halkın uyanacağı. oynanan oyunlara dur diyeceği bir nokta var. halkın sokaklara dökülüp eylem yapmaya başladığı andan itibaren ne akp hükümeti kalacak, ne abd propogandası. bir günde herşey değişebilir. bir gün dükkanları akp hükümeti ile kapatıp ertesi gün açarken akp hükümetinin artık yok olduğunu görmek çok uzak değil. bunu da geçmişte çok yaşadık. zamanında ülkeyi şimdiki gibi karıştırmaya kalkanlar, bir gün içinde yok oldular. ne oldu türkiye tökezledi ama yoluna devam etti. alçakça planları kağıt üstünde yapanlar ise sadece tarihte yaptıklarının bedelini ödeyen kişiler olarak kaldılar.

    türk milleti çok büyüktür. çok sabırlıdır. çok olgundur. tarihi bir bilinç ile çatışmayı değil, uzlaşmayı her zaman zorlar. kendi aleyhine yapıldığını göre göre bu sabrı gösterir. ancak sınırın ötesine geçildiğine her şey bir anda değişir. bunları hatırlamayanlar, bilmeyenler yakın ya da uzak tarihimizi araştırsın.

    türk milletinin en büyük bahtsızlığı, vatanseverlerinin çok fedakar ve bol olduğu gibi vatan hainlerinin de çok ve bol olmasıdır. ama çoğunluk değiller. sadece sesleri fazla çıkıyor hainlerin. tıpkı meclisteki 20 tane pkk militanının sesinin 530 milletvekilinden daha çok çıkması gibi.

    ama zamanı gelince o vatan hainleri (sadece pkk yı kastetmiyorum, tüm hainlerin) ve dış düşmanların içerdeki ajanları kaçacak delik ararlar.

    şimdi, ülkedeki herkes, kendi geçim derdine düşmüş siyaseti görmezden geliyor gibi görünebilir. ben kendi dalgama bakarım beni ilgilendirmez gibi yaşadığını düşünebiliriz. ancak ortalık karışınca, mutlaka saflardaki yerini herkes alacaktır. türk milletinin ayaklanmasını imkansız gibi görenler bir gün kabus gibi bir güne uyanabilir. öyle bir döneme giriyoruz ki bunun olmasısı için sadece bir kıvılcım yetecek. birinin çıkıp o kıvılcımı çakması yetecek.

    o zaman abd ya da diğer ülke vatandaşları kendi ülkelerinde yine aynı refahı yaşarken onların türkiye’deki işbirlikçi hainleri, çok ağır bedeller ödeyecek. elbet türkiye de bedel ödüyor şu anda ancak hesaplaşma bittiğinde ve herkes kendi köşesine çekildiğinde en ağır hesabı ödeyen ve yok olan hainler olacak. türk milleti yaralarını sarıp yoluna devam edecek. daha zinde daha temiz. türkiye vucudundaki mikroplardan arındıktan sonra yepyeni bir solukla kaldığı yerden devam edecek.

    bütün bunlar olacak….

    4


Yorum yazın