Bilgisayar olarak bildiğimiz nesneye computer (ya da ondan türeyen bir kelime) dışında bir isim kullanan birkaç ülkeden birisiyiz dünyada… Dile sahip çıkma adına Türk Dil Kurumu ‘nun en önemli başarılarından birisidir bu kelime. Bilgi işlem, yazılım, donanım, bilişim, veritabanı vb. kelimeleri de güzel örnek olarak ekleyebiliriz. Dilimize sahip çıkalım. Günlük konuşmalarımızda saf türkçemizi kullanalım diyorum hep. Zaman zaman, günlük konuşmalar esnasında ingilizce kelimeleri kullananları duyunca fena oluyorum, kulaklarımı tırmalıyor resmen. En çok eleştirdiğim konulardan birisi budur.
Ancak madalyonun diğer tarafını çevirince benzer bir tuhaflıkla karşılaşıyoruz. Teknik konulardaki anlatımlarda, dünyada bir standart hale gelmiş kavramların türkçesini bulup kullanma saplantısı da çok tuhaf oluyor. Örneğin sql alanıyla ilgili olarak “stored procedure”, kelimesini türkçeye çevirmeye kalkarsanız doğru olmaz. Çünkü bu ve buna benzer bazı kelimeler, kelime anlamının ötesinde belli bir olguyu ifade etmekte ve tüm dünyada aynı anlamı taşımaktadır. Bunlar bir başlıktır. Üzerine kitaplar yazılmış arkasında ciddi bilgiler olan konulardır. “stored procedure” yerine “yerleşik işlem” kelimelerini kullanırsanız, okuyucu neyi kasdettiğinizi anlamayabilir. Ya da konuyu yeni öğrenen bir okuyucu ise “stored procedure” gibi özel bir konuyu derinlemesine araştırması için gerekli olan anahtarı vermemiş olursunuz. Örneğin siz kitabınızda ya da bir yazınızda ”yerleşik işlem” kelimesini kullanarak konuyu anlattınız. Fakat okuyucunuz tam olarak anlamadığı bir konuyu araştırma ihtiyacı hissederse, anahtar kelimesi ne olacak. “yerleşik işlem” anahtar kelimesi ile yola çıkarsa hedefine ulaşma olasılığı çok daha düşük olacaktır.
İlk paragrafta güzel örnekler olarak verdiğim kelimeler, özellikle zamanlama olarak çok özel kelimelerdir. Üstelik bu kelimeler mihenk taşıdır. Çok genel kelimeledir. Kullanıcısı çok fazladır. Ancak herkes tarafından kullanılmayan, sadece işin ilgilileri tarafından kullanılan teknik kelimeleri, üstelik de ortaya çıkışından yıllar sonra bu şekilde türkçe karşılık bulamazsınız. Çünkü artık bu kelime bir sürü türkçe kaynakta aynen yabancı dilde olduğu gibi kullanılmıştır. Kelime oturmuştur. Bunu değiştirmenin anlamı yok. Türkçe kelime kullanmaya kalkarsanız, kavram kargaşası yaşatırsınız.
Özellikle çevirisi kötü kitap diye sağda solda bahsedilir. Bahsedenler çok haklıdır. Kitap, konuyu bilmeyenler tarafından alınır. Kimsenin bu gibi hatalarla okuyucunun kafasını daha da karıştırmaya hakkı yoktur.
Örneğin yine çok kullanılan MVC (Model View Controller) kelimelerini türkçeye çevirmeye kalmamak gerekir.Çünkü bu kelimeler kelime anlamının dışında iligili olduğu konuda belli özel anlamlar taşımaktadır. Olduğu gibi kullanılmalıdır.
Özet olarak evet, dilimize sahip çıkalım. Fakat, bir iletişim aracı olarak dili, yukarıda kötü örnekler olarak verdiğim şekillerde, iletişim aracı olmaktan çıkarıp, kargaşa aracı haline getirmeyelim.
Bu nedenlerle, teknik konularda çeviri kitap okumuyorum. Ya ingilizce orjinalini, ya da gerçekten (konunun uzmanı) bir türk yazar tarafından yazılmış türkçe kitapları tavsiye ediyorum.
________________________ Etiketler: çeviri hataları, çeviri yöntemi, çevirisi kötü kitaplar, kötü çeviriler, kötü çevrilen kitaplar, programlama çeviri, programlama kitapları

Güzel noktalara değinmişsiniz. Yalnız burada ben Türkçeye çevirilerde eğer karşılık kelime bulunduğunuza inanıyorsanız, ingilizcesini de parantez içinde kullanmak kaydı ile yazılabilmelidir. Belki de bulunan kelime insanlar arasında benimsenebilir.
Ama dediğiniz gibi MVC gibi kodlar içinde geçen kelimelerin değiştirilmesinden ben de yana değilim.
Selamlar fatih.
evet kavram kargaşasını ortadan kaldırdıktan sonra ve neyi kastettiğinizi belirttikten sonra neden olmasın. hele hele oturmuş bir türkçe karşılık varsa kesinlikle türkçesi kullanılmalı. ayrıca benimsenirse dile güzel bir katkı da yapmış olunur.
ama ingilizce karşılığını yazmadan,ilk defa kendimizin kullandığı (ya da henüz benimsenmemiş) bir türkçe çeviriyi kabak gibi kullanınca olmuyor. özellikle (adını yazmayayım pardus’u kastetmiyorum) bazı linux dağıtımlarının türk topluluklarında bu tarz kötü kullanım had safhada. yıllardır linux dokümanları okumama rağmen ben bile zaman zaman öyle yazılara rastlıyorum ki çok kilit bir kelime yerine kullanılan türkçe kelimenin aslında hangi ingilizce kavram için kullanıldığını çıkarmakta zorlanıyorum. hele hele, birbirine çok yakın şeyleri ifade eden ama tamamen farklı iki (ya da daha fazla) ingilizce kelimenin, aslını belirtmeden sadece türkçesini yazınca, yazılan yazıyı anlamak için x bilinmeyenli denklem çözmek zorunda kalınıyor. yazıda daha çok bu konuya eleştiri getirmeye çalıştım.