20 yorum var

  1. ebru menengiç diyor ki:

    Yazının tamamını okudum, yazdıklarınızda haklısınız ancak tek taraflı bakıldığında ve işin içinde olunmadığında haklısınız. İşin içinde olan birisi için kendi açımdan olayı hissettirmeye çalışayım.
    Gittigidiyorda 2007 yılından bu yana satış yapıyorum. Bir ürünü listeleyebilmek için bir dünya listeleme ücreti ödeniyor, ürünün satılıp satılmayacağı ise belli değil, yeri geliyor her 14 gün için bir ürüne en az 1 tl listeleme ücreti ödüyorsunuz ve defalaraca tekrar yayınlıyorsunuz, satılana kadar o 1 tl leri her 14 günde bir ödüyorsunuz. Diyelimki ürün satıldı g.g. %10 unu komisyon olarak alıyor. İlk satışlara başladığımda dükkan kapatan bir esnaf olarak vergi mevzusunu araştırdığımda g.g. kestiği komisyonlarla bu kısmı hallediyor gibi yazılar döndü, internet satışlarında vergiden muafız dendi, vs (sene 2007) Bende vergilerimiz adımıza ödeniyor diye rahat rahat satışımı yaptım. Elimde pimi çekilmiş canlı bomba tuttuğumu bilmiyordum ki. Bu sözleşme birilerinin şikayeti sonucu gittigidyorun maliye tarafından sıkı takibe alınması ile birlikte değiştirilmiş sanıyorum çünkü daha evvel sözleşmede var olmayan maddeler eklenmiş. Vergiden doğacak herhangi bir yükümlülüğü g.g. o sözleşmede kabul etmiyor, sorumluluğu satıcıların sırtına yüklüyor. Üstelikte sözleşmede yapmış olduğu değişikliğide satıcılara bildirmedi. Zaten olay buradan kopuyor.
    Gelelim bir ürünün sergilenmesinden satışına kadar geçen süreçte yaşananlara;
    Benim daha önce gerçek dükkanımda vardı, bir ürünü alıp rafa koyunca iş bitiyordu sergilenmiş oluyordu, şimdi ise her bir ürünü ayrı ayrı fotoğraflarını çekiyorum, ürün bilgilerini tek tek yazıyorum sağ bileğim şiş vaziyette ve pc başında oturmaktan yoruluyorum, sonra birde o ürünü yayınlayabilmek için para ödüyorum diyelim satıldı tamamının %10 u kesiliyor tamamının %18 kdv si ödeniyor birde 3 ayda bir gelir vergisi oda ayrı tabi. Geriye de sanırım kar olarak bir şey kalmıyor. Vergiden sorumlu olduğumuzu öğrendiğim gün gittim maliyeye kayıt oldum, gittigidyor ve benzeri yerlerde satış yapanların hakkında hayırlısı, ve şunu biliyorum ki çoğunluk benim düştüğüm bu tuzağa düştü.

  2. ibrahim diyor ki:

    selamlar
    maliye denetimleri kolay olmaz, geçmişte ben de farklı bir konu için denetime tabi olmuştum. çoğu zaman ihmal edilen bazı ufak şeyler yüzünden çok büyük cezalarla yüz yüze kalma ihtimali ile karşı karşı kalınması ciddi bir stres. bunu bir kere kenarıya koyayım. böyle bir stresi yaşayan bir kişiye acırım ben. kolay değil.

    yalnız, diğer konulardas size pek hak vermiyorum. şöyle;
    şimdi öncelikle geçmişte gittigidiyor un satışların vergisini ödediğini taahüd ettiğini pek sanmıyorum. bu sadece dedikodudan ibaret gibi geliyor bana. bunun belgesini ya da bir ekran görüntüsünü gösterebilen yok. sadece böyle bir söylenti var. neden böyle bir şey taahüd etmiş olamaz onu da açıklayayım; bir satışın vergilendirilebilmesi için satış bedelinin TAMAMINA fatura fiş vb kesmek gerekir. bu olmadan vergilendirme teknik olarak mümkün değil. farzedelim satış fatırası gittigidiyor tarafından kesildi. alış faturası olmadığı için satışın tamamı kar olarak görünecek ve bunun üzerinden vergilendirilecektir. dolayısı ile satış faturasının %15 -%20 si gelir vergisi (ya da kurumlar vergisi) ve %18 i de kdv olarak devlete odenektir. yani %30 üzerinden bir rakamı vergi olarak ödemek zorunda kalacak gittigidiyor. oysa satış üzerinden kaç alıyor, %10… yani her satışta satış bedelinin %20 si kadar zarar sözkonusu olacaktır. bu nedenle, böyle bir taahüdün teknik olarak yerine getirilebilmesi mümkün değil. ve bana göre taahüd edilmesi mümkün olmayan bir sözleşmeyi kullanması, (bir sürü avukatı olan gittigidiyor için) çok ama çok büyük bir saflık olur. göz göre göre ve kesin öyle olacağını bile bile, başını derde sokmaz bir şifket. bana pek inandırıcı gelmiyor. ama yine de böyle bir taahüd vardıysa da, ben olsam bu taahüdün verildiği sayfayı noter kanalı ile tespit ettirirdim. ya da bu taahüdün yerine getirilmesinin mümkün olmadığı için mutlaka işin için de bir bityeniği vardır diye satış yapmazdım herhalde.

    ayrıca dükkan açarak iş yapmak daha kolay değil. zaten konumuz bu da değil. konumuz, kazanılan karların vergisinin ödenmesi gerektiğidir. gittigidiyor ile yaşanan sorunlar, konuyu bilip bilmemek, öğrenci ya da evhanımı olmak vergi ödememeye gerekçe değildir olamaz.

    gittigidiyor da sattığınız her ürünün fotoğrafını baştan çekmiyorsunuz. bir kere çekip fotoğraf ve açıklamalarını tekrar tekrar kullanıyorsunuz herhalde. ayrıca siz orada listeleme parası ödüyorsunuz, bu tarafta dükkan sahibi bir esnaf ise kira, stopaj, bağkur, ödüyor. sadece bağkur ayda 250 tl den başlar. aradaki farkı düşünün.

    vergi, komisyon, kdv vs derken birşey kalmıyor diyorsunuz da… kusura bakmayın siz vergisiz çalışmaya alıştığınız için size öyle geliyor. yani vergi ödemediğiniz için fiyatlarınıza %30 a varan farkı koymadığınız için size öyle geliyor. oysa esnaf bunu yapamıyor. baştan fiyatını vergiyi düşünerek belirlemek zorunda. arada oluşan bu fiyat farkı yüzünden esnaf satış yapamıyor zaten. yani bu işi yapmaya devam edecekseniz fiyatınıza gelir vergisi ve kdv yi eklemek zorundasınız. ha bunu yapınca satış olmaz diyorsanız. orası sadece sizi ilgilendirir. ne yani birşey kalmıyor diye vergisiz satış yapmanızın kabul edilmesini mi istiyorsunuz.

    maliyeye kayıt olarak ve işleriniz faturalandırmaya başlayarak en güzelini yapmışsınız inanının. bu olay yeni yeni çıkmaya başladı. artık gittigidiyorda kimse faturasız (düzenli) satış yapamayacak. çünkü denetime tabi olup atura kesmek zorunda olanlar ile (denetimden henüz geçmeyi) fatura kesmeden satış yapanlar arasında önemli bir fiyat farkı oluşacak ve satıcılar birbirini şikayet etmeye başlayacak. yaqzıda da belirttiğim gibi müşteri gibi rakipten satın alım yapıp, gelmeyen faturayla ilgili olarak belgeleriyle maliyeye şikayet edilecek. bunlar olacak. hatta büyük ihtimalle olmaya başlamıştır bana kalırsa…

    sonuç olarak hiçbir mazeret vergi ödemeden iş yapmak için geçerli değildir. bunun savunulması bile bana göre yüzsüzlük. herkes kazandığı paranın vergisini ödeyecek. olması gereken de budur. olacak olan da budur.

  3. alican diyor ki:

    SLMLAR BNDE GİTTİGİDİYOR DA ÜRÜN SATMAK İSTİYORUM VERGİMİ VEREBİLMEM İÇİN NE YAPMAM GEREKİYOYU NEREYE BAŞVURCAM MALİYETİ MASRAFI NEKADAR. BİDE ÜRÜNLER YURT DIŞINDAN KAYITSIZ GELDİĞİ TAKDİRDE O ÜRÜNLERE FATURA KESEBİLİYORMUYUZ?

  4. ibrahim diyor ki:

    alican,
    Firma açılışı 300 tl civarında tutuyor bildiğim kadarıyla. bunun yanında aylık ödemeleriniz olacak bağkuru stopajı vs. bağkur 250 civarından başlıyor. stopajda kiranızın %20 si… muhasebeciye de para ödeyeceksiniz aylık.

    ama yine de mali müşavirle görüşmeden bu konularda bu şekilde verilen bilgilere göre davranmayın. önemli konular. net bilgi olmadan hareket edilmez.

  5. Flatron diyor ki:

    Bende izmirden ceza yiyenlerdenim..Çok zor bir mücadele veriyoruz..Amacımız vergi vermemek değil amacımız bizim gibi verginin site tarafından ödenildiğini düşünen bireysel satıcıların bizim karşılaştıklarımızla karşılaşmamasıdır..GG bu konuda uyarmalıdır insanları..Hala günün fırsatı adı altında yurtdışından gelen ve vergisi olmayan mallar sergilenmektedir..Vergi mükellefiyeti konusunda GG uzak durmaktadır..İnsanları uyarması gerekmektedir..Çok ciddi cezalar bekliyor insanları özellikle 2010 satışları için..Lütfen duyarlı olup insanları uyaralım. İnsanımızı her platformada kandırmaya çalışan bu para arsızlarından uzak tutalım tutalımki insanımızın kanını emmesinler..

  6. ibrahim diyor ki:

    sevgili flatron arkadaşım,
    verdiğin mücadelenin nedeni sensin. kendin ettin kendin buldun. bilmiyordum, gittigidiyor uyarmadı, gittigidiyor vergileri ödeyeceğini söylemişti falan gibi mazeretler saçma ve gerçek dışı.
    gittigidiyor neden uyarsın. gittigidiyor size bir platform sunuyor. siz platformu kullanıp satış yapıyorsunuz ama faturasını kesmeyerek vergi kaçırıyorsunuz. gittigidiyor aldığı komisyonun faturasını kesiyorsa başkaca hiçbir sorumluluğu yok bu olayda. ayıp denen bir şey. gittigidiyoru tanımam etmem. hiç satışta yapmadım orada ama göz var nizam var. yapılan bu suçlama gerçekten yavuz hırsız evsahibini bastırır. hesabı oluyor. sen önce vergini öde adam gibi satış yap sonra başka kişi ya da gruplara asılsız iftiralar at ya da onları sorgula. olur şey değil. gittigidiyorun komisyonlara fatura kesip kesmemesinin sizin ceza yemenizle bir ilgisi yok. kesmiyorsa devlet ona da ceza yazar.
    bu konuların hepsinin nedenlerini ve gerekçelerini yukarıda anlattım.
    ben faturalı satış yaparak nasıl vergimi paşa paşa ödüyorsam, gittigidiyor vs gibi platformlarda satış yapanlarda aynen vergisini ödeyecek paşa…kimse kusura bakmasın. kimse yaptığı yanlışlara kılıf aramaya kalkmasın.

  7. himinihomini diyor ki:

    Ben de gittigidiyor da hem alış hem satış yapan birisiyim ve şimdi kafam karıştı açıkçası..Bu vergi konusu düzenli satış yapan ve dükkan formatında siteye üye olanlar için mi gecerli?yoksa kullanılmış ayakkabısını pantolonunu satan kişiler için de mi söz konusu?Şimdi ben eğer kullanılmış eşyamı komşuma versem ve komşum da “yok karşılıksız olmaz,Allah aşkına şunu al bari deyip bana 5tl verse,devlet ondan da mı vergi isteyecek yani? Bu durumun sadece internet üzerinden olması mı cezayı gerektiriyor? O zaman yakında başlık parasıyla verilen kızlar için de vergi gelecek..hazır olunsun….

  8. himinihomini diyor ki:

    Ayrıca bu da gittigidiyor un kendi sitesindeki vergi bilgisidir,dikkatinize sunulur…

    Ürün satmam halinde vergi ödeyecek miyim?
    Türkiye Cumhuriyeti vergi sistemi ve uygulamaları oldukça teknik ve uzmanlık gerektiren bir konudur. Ayrıca, kullanıcıların GittiGidiyor’da gerçekleştirdikleri işlemler ve hukuki durumları (şirketler, vakıflar, şahıslar, dernekler vs.) çeşitlilik göstermektedir. GittiGidiyor’un vergi konusunda yorum yapması, bu değişkenlikler göze alındığında son derece zordur. Her kullanıcının vergi durumunun farklı olmasından dolayı, kullanıcılarımızın mali müşavirlerden görüş alarak kendi konumlarını değerlendirmeleri gerekmektedir.

    Eğer satışlarınızda belirli bir devamlılık (her ay belli bir tutarda veya sayıda satışınız)yoksa; belli aralıklarla, kendinize veya bir yakınınıza ait eşyaları satıyorsanız ve sattığınız ürünler ticari bir müessesenin (şirketin) envanteri içinde değilse, işlemleriniz zati eşya satışı sınıfında yer alacaktır. Bu tanıma uygun zati eşya satışları, mevcut vergi uygulamalarına göre vergiye tabi değildir ve sitede gerçekleşen satışların önemli bir çoğunluğu bu tanıma girmektedir.

  9. ibrahim diyor ki:

    arkadaşım yazdığım yazıyı ya okumamışsın, ya da okuduğunu anlamamışsın. ben ne demişim yazıda. ticari bir özellik arz etmesi durumunda vergi ödenmeli diye yazmışım ve ticari bir özellik arz etmesinin de ne demek olduğunu yazmışım uzun uzun…

    sizin ilk mesajınızda bahsettiğiniz, kendi özel eşyalarınızı satışınız, eğer süreklilik arz etmiyorsa vergiye tabi değilsiniz. fakat sürekli olarak bu tür satışlar yapıyorsanız o zaman vergiye tabisiniz. ikinci el olması satışlarınızın vergiden muaf olmasını sağlamaz. buradaki kriter, işlemlerin süreklilik arz edip etmemesi, yani ticari faaliyet olup olmaması. ikinci el eşya alım satımı ile uğraşan tüccarlar var. yani meslek olarak bu işi yapıyorlar. gittigidiyor da da ikinci el eşya alım satımı işi yapan insanlar var. bunlar vergilendirilecek…

    ama siz gerçekten kendi eşyalarınızı satıyorsanız o zaman kimse size birşey demez. tabi burada maliyecileri kandırmanız mümkün değil. sürekli olarak ikinci el eşya alım satımı yapıp, sonrada maliyecilere ben kendime ait eşyaları satıyorum derseniz yemezler. cezayı çatır çatır ödersiniz. bunu da yazımda yazmıştım.

    ikinci mesajınızda kopyaladığınız gittigidiyor sitesinden alıntıda söylenen de benim yazımda söylediklerimle aynı. tabi okumadığınız için farkına varmamışsınız.

    lütfen yazılanları okumadan yorum yapmayın.

  10. sedar diyor ki:

    önemli olan kayıtdışını bitirmek ve para kazanıpta vergi vermeyenleri sistem içine almak.bu böyle fakat işlemler beyana bağlı olduğu için ve bazı malzemeler masraf gösterilip vergiden düşüldüğü için insanlar kötü niyetli uygulamalar yapmaktadırlar.bunların neticesindede bazı insanlar yakalanmakta ve ağır bedeller ödemektedirler.bazıları ise hiç yakalanmadan devam etmektedir.esasında cezalarda vergilerde düzenli tahakkuk etse ve eşit şekilde herkesi bağlasa ve arada kaçak olmasa yani herkese eşit olsa bu sorunlar çıkmayacak.bunun içinde çıkan vatandaşlık numarası olayının bütün ticaretlerde kullanılması hadisesi birçok işlemi kayıt altına almaktadır fakat insanlara birtakım sıkıntılarda yüklemektedir.esasında olması gereken satın alınacak bütün eşyaların faturalı alınması ve satarkende bu fatura maliyeye ibraz edilerek kar durumu varsa bu kar durumundan oluşacak vergiyi ödemek.beyana bağlı olarak vermek isteyenden vergi veya beyanname alacaklardır.alış ile satış arasındaki rakamın %25′ini istiyorlar diye biliyorum.eğer satan beyan etmezse aradaki kar rakamından değilde tamamının %25′inden mesul tutulup %25 + her işlem için 160 tl usulsüzlük kesileceği için çok acayip rakamlar çıkması muhtemel hale gelmektedir.burada internette satılan ürünlerde haricen satış bedelinden %10 alınmakta ve ayrıca satış yayın bedelide alındığı için %10 komisyon her ürün için hesaplanır fakat satış yayın bedelinin her ürün için hesaplanması işi çok zorlaştırmaktadır.çünkü bazı ürün 1 seferde satılır bazı ürün defalarca satılmayabilir.buda karışıklığa yol açabilecektir.işin içine maliyetlerde girince ödenen %25 çok olmakta ve hesaplamalar acayip bir matematik karmaşasına dönmektedir.ayrıca gittigidiyor aldığı komisyondan vergi veriyordur fakat aldığı satış yayın bedelinden vergi veriyormu onu bilemem.küçük rakam fakat enaz 1.5 milyon ürün satışta olunca bayağı bir rakam söz konusu.ama aleni çalıştıklarına göre beyan ediyorlardır ve şirket olduklarına görede telefon,elektirik,kira,gıda,yakıt,gazete,dekorasyon,araç alımı vb.birsürü kalemi vergiden düşebildiklerine görede hesaplarını muhtemelen profesyoneller takip ediyordur ve denetleniyordur.buna bizim söyleyebileceğimiz bir yorum olamaz zaten.onlar sadece komisyon ve satış yayın bedellerini alıp o bedellerden sorumludurlar.ürünün bütününden sorumlu olmaları için ürünün alış faturasının onlarda olması ve her işlem için toplam bedel faturası kesmeleri gerekirki böyle bir uygulamaları ve böyle bir iddialarıda yok dolayısı ile üründen satıcısı sorumludur. mesela bir örnekleme yaparsak;sağ omzumuzda iyilik melekleri iyilikleri,sol omzumuzda kötülük melekleri yaptığımız kötülükleri yazarda hiç bu meleklerden yaptığımıza karışanı olmaz.iyiliği ve kötülüğü bizim öğrenmemiz gerekir ve ona göre davranmamız gerekir.benim haberim yok diyene bir işi yapmayı akıl ediyosunda bukadar araştırılabilme imkanı varken araştırmayı neden akıl etmedin diye sorarlar adama.o yüzden internet varken ve her aradığınızı buluyorken araştırıp öğrenmeden ve kuralına göre hareket etmeden yaptığınız işi yaparken ve kimse hesap sormazken iyide birileride hesap sorunca kötü demek olmaz.sadece ben bu işi yaptım ceza ödedim fakat şu adam bunu yaptı ceza ödemedi durumu varsa bu kötü olur ve kör tuttuğunu öper durumu oluşur.sıkıntıyı sağlayanda esas bu durumdur.ona bakarsanız örneklemek gerekirse fenni muayenesi olmayan bir sürü araç satışa konuluyor sahibinden.com sitesine ve hatta bir sürüsüde aramızda dolaşıyor muhtemelen yakalanmadıkları için.o araç çevrilirse nasıl ilkinde ceza yazılır ve ikincisinde trafikten men edilme riski varsa ve bu riski insan göze alıyorsa ticari satışta bir risktir ve yakalanma riski her zaman mümkündür.fenni muayene 126 liradır fakat vergi ve trafik borcu olan kişilerin muayenesini borcunu ödemeden yapmadıkları için bazıları muayenesiz dolaşıyor.burada trafik polisine yakalanmasanız bir kaza yaparsanız başınız dertten kurtulmaz.bu çok büyük bir risktir.istikrarlı satış yapıp vergi ödememekte büyük risktir.risktir fakat evinde amway,avon veya iç çamaşırı ve çorapta satan var,bahçesindeki ürünü yol kenarında veya pazar kenarında satanda var ve yakalanmıyor.yakalanmayanlar yüzünden yakalananların ceza ödemesi adil kaçmadığı için sıkıntı oluyor.esasında herkes vergiye tabi olsun fakat vergilerde bu kadar çok olmasın desem daha uygun olacaktır kanaatindeyim.

  11. ibrahim diyor ki:

    sedar kardeşim,
    yazdıklarınıza katılıyorum. zaten aklın yolu birdir. vergi oranlarının çokyüksek olduğu konusunda yazımda değinmedim. ona da katılıyorum . doğru bir noktaya parmak basmışsınız. ama vergi oranlarının yüksek olması yüzünden vergi ödemekten kaçmak doğru değil. o zaman, gittigidiyor da mal satmayan ben, neden vergi vereyim. bir oran belirlenmişse ve devlet bu orandan vergi verileceğini ilan etmiş ise ödemeyenleri ağır şekilde cezalandırmalı ki dürüstçe (ağır gelmesine rağmen) vergisini ödeyenleri teşfik etsin.

    katılmadığım bir nokta var. evinde amway avon veya iç çamaşırı satan da bu işnte sürekli şekilde para kazanıyorsa kazancının vergisini de ödemeli. yazımda da belirttiğim gibi ev hanımı ya da öğrenci olan kişilerin vergiden muaf olması bekleniyorsa büyük saflık ediliyor. ev hanımı ya da öğrenci nedir? tanım itibariyle ticari faaliyeti olmayan kişilerdir. yani birisi evine bakar, diğeri öğrencilik yapar. hem (ticaret yapmayan zümreleri ifade eden) bu kavramları, etiketleri kullanacaksın hemde ticaret yapacaksın. bir de vergisini istedikleri zaman tepineceksin. kimse kusura bakmasın…. öğrencilik yapıyorsan (ve vergi deöemek istemiyorsan) ticaret yapmayacaksın. öğrenci iken ticaret yapıyorsan artık o aşamadan sonra sen, devletin gözünde tüccarsındır. öğrenciliğin okul kapısından çıkınca biter. ticari kazançlarının vergisini ödemek zorundasındır. avon da satsan, amway de satsan, don da satsan… hatta sadece hayal satsan bile yani ortada bir mal ya da hizmet olmasa bile vergini ödemek zorundasın. çünkü vergilendirme gelire göre yapılır. gelir varsa nasıl o geliri sağladığın (yasalara aykırı bir iş değilse) devleti ilgilendirmez. kimse gittigidiyorda orada burada ticaret yapıp sonrada ticaretle hiç ilgisi olmayan öğrencilik ya da evhanımlığı kavramlarının arkasına sığınmasın.

    yol kenarında ya da pazarda iş yapan, küçük çaplı işleri için devlet çok güzel bir kolaylık sağlamış. adı “basit usulde vergilendirme” (eskiler götürü usul de derler); gel sisteme gir ama kdv ödeme, gelir vergisini sadece 180 tl yıllık öde, bağkur ödeme, stopaj ödeme, kendi defterini kendin tut muhasebeciye para ödeme demiş… e daha ne yapsın devlet. sen yine de kaçıracam diye israr edersen ceza yazmaktan başka çaresi yok. kimse ağlamasın. (basit usulde bazı şartlar var. o şartları sağlamak gerekir. ticaretin babasını yapıp sonrada basit üsülde kayıt olmak istiyorum diyemezsin. bu sistem gerçekten sadece küçük çaplı işler için geçerli. )

    ayrıca işin içinde acaip bir matematik karmaşası yok. fatrura kesmeye başladıktan sonra gittigidiyora ödediğin her türlü komisyon, listeleme bedellerini vs faturasını isteyeceksin. kesmek zorunda. sıkıysa kesmesin. göndermesin. fiyatlandırma yaparken de ona kaç defa listelendi ise ona göre bir marj koyulacak. bir tane excel tablosunda takip etmye bakar. zaten fatura kesmeye başladıktan sonra işini ve kayıtlarını düzgün takip etmek zorundasın. tahmini ya da farazi bir şekilde kayıtsız kuyutsuz iş yapılmaz. gerçi gittigidiyorda satış yapanlar onun da neden gittigidiyor yapmıyor diye suçlamazsa şaşırmam açıkçası. bu gidişle ben mal falan satmayayım, gittigidiyor her ay hesabıma şu kadar para yatırsın diyecekler utanmadan :)

    gittigidiyor a çamur atanlar önce kendi üzerlerindeki pisliği temizlesinler. gittigidiyor un sorumlulukları belli. devlet onları da denetleyip gerekli görürse cezalandırır. ama sitede satış yapan kişiler, kendi kaçırdıkları vergiler yüzünden gittigidiyoru suçlaması kelimenin tam anlamıyla yüzsüzlük.

    gittigidiyor da satış yapanların bu tavırları aklıma geldikçe sinirlerim tepeme çıkıyor. yüzsüzlüğün de bir sınırı var.

    ha gittigidiyor sütten çıkma ak kaşık mı hiç değil. üyelere karşı takındığı ukala ve çoğu zaman terbiyesizce tavırlar. bazı durumlarda kanuna ve tüketici yasasına aykırı uygulamalar. itiraz ettiğin zaman siteden atıp paran ael koyulması. bu ve buna benzer bir çok saçma sapan uygulamayı yapıyor. mesaj atarsın. mesajınla ilgisi olmayan saçmasapan cevap verir. haklı olduğunu bile bile keçi gibi inat eder seni madur eder. nuh der peygamber demez. eleştirilecekse bunlar eleştirilsin. yoksa “ben fatura kesimedim ama bana gittigidiyor fatura kesmem gerektiği konusunda bilgi vermedi”, “gittigidiyor vergileri ödemeyi taahüt etmişti” gibi ipe sapa gelmeyen eleştiriler olmuyor.

    katkınız için teşekkür ederim

  12. sedar diyor ki:

    Türkiyede sistem belli.kanunların devreye girmesi için ya biri ölmeli yada biri şikayet etmeli veya tesadüfler önemli.tesadüf derken başka bir suç işlerken örn.kırmızı ışık ihlali veya radara girince bütün diğer suçların ortaya çıkması gibi.mesela kalpazanlar yada uyuşturucu işi yaparken yakalananların haberini bir ihbarın değerlendirilmesi sonucu diye sunar televizyonlar.evde eşya,pazar veya yol kenarında ürün,caddede simit satan adamı biri şikayet etmezse kimseninde umursadığı olmuyor.bir işin peşine medya düşünce dikkate alınıyor birde.dolayısı ile birçok kişi sistemden kaçıyor fakat bir kere yakalannda kendisi bu işi bilerek yapmıyormuş gibi haberim yoktu diyebiliyor.haberi olmamak hafifletici neden olamaz kesinlikle.kırmızı ışıkta yayaya çarparsanız kırmızı ışıkta durmak gerektiğini bilmiyordum demek gibi bir durumda kalınır yakalanıldığında bilmiyorum diyerek.esasında herkes olayın ve riskin farkında fakat başa gelinceye kadar bu durumla karşılaşılacağı veya olayın boyutunun ne olabileceği umursanmıyor.tipik olarak her tehlikeli durumda saçma bir riske kalkışanların biz türküz bize birşey olmaz savunması gibi bir durumdur bu.ee malumunuz çernobil patlayınca birşey olmadı deyip çay içen bir bakana,rusya zararlı diye domatesleri yollayınca domateslerde birşey yok deyip domates yiyen bir bakana,sulardan toplu zehirlenmeler olduğunda su içmeye başlayan belediye başkanımız vb.örnekler çoğaltılır gibi yöneticileri olursa insanın imam yellenirse cemaat daha abartır vaziyetlerinde yaşamaya kalkışması anormal gelmiyor insana.yakalananlar yakalanır ve yakalanmayanlar yakalananları unutur ve aynı tas aynı hamam devam ederse yakalananların bir kıymetide kalmaz onlar sadece kör tuttuğunu öper denildiği gibi öpülmüş olurlar.önemli olan birşey yapılıyorsa saman alevi gibi alevlenip sönmesi değilde istikrarlı olacaksa herkese eşit adaletle olması gerekli ki haksızlık ve adam seçmecilik olmasın işin içinde.

  13. ibrahim diyor ki:

    gittigidiyor da satış yapıp da fatura kesmeyen ve yüklü miktarda ceza alanlar var. bu kişilerin sayısı oldukça fazla… ceza yiyen bu satıcıların, faturasız satış yapan kendine rakip diğer satıcıları ihbar ettiğine kesin gözüyle bakıyorum. çünkü (eğer satış yapmaya devam edecekse) kendisi bundan sonra fatura kesmek zorunda kalacak ve, fatura kesmeyen satıcılarla arada %30 gibi bir maliyet farkı olacaktır. dolayısı mal satamayacaktır.

    üstelik bu ihbarlar belgeli vs şekilde yapılacağı için şikayet edilen satıcıların hiçbir şekilde kaçışı yok. yani “bu olay belli şehirlerde yapılıyor, ben başka şehirdeyim burada denetim yapılmıyor” vs diye düşünmesin hiçbir satıcı. birisinin ürün satın alıp, kargo fişi ve gittigidiyor ilan bilgileri vs kanıtları ekine koyarak bir ihbar mektubuna bakar herşey. üstelik bu tür ihbarlar bana kalırsa vatandaşlık görevidir. keşke bütün vatandaşlarımız alışverişlerine fatura verilmesi konusunu takip etse, verilmediğini gördüğü durumlarda ihbar etse. dürüstçe vergi kaçırmadan ödeyen kişilerle, vergi kaçıran ahlaksızlar ayrılmalı.

    ama bakıyorum da gittigidiyor da satışlar aynı hızla devam ediyor. bunlar ya tüm satışlarına fatura kesen kişiler ya da fatura kesmiyorlarsa dünyadan ve başına geleceklerden habersiz zır cahiller.

  14. gunayh diyor ki:

    Selam. Ben Balıkesir’den Günay. Her yorumlarınızı satır satır dikkatlice okudum. Ben gittigidiyorda Mart ayından bu yana 39 satışla toplam 3250 ytl civarı kazanç sağlamış üç aylık bir satıcıyım. Hiçbirine fatura kesmedim. Tesadüf eseri nette sörf yaparken bu olayı öğrendim ve şok oldum. Fatura kesmem gerektiği gerçeğini artık biliyorum. Ürünlerimi bu gece dondurdum. Gittigidiyor dediğiniz gibi kendini sağlama almış bu konuda. Bizler de sağlama alalım.

    Sizlere sorum şu:

    Ben asgari ücretli çalışan bir fabrika işçisiyim. Ek iş olarak gittigidiyor satışlarıma devam etmek isterim. Yaptığım satışlarım için fatura kesme yolum nedir? Bundan sonra sattığım ürünler için nasıl fatura kesebilirim? Ben 2. el plak satıyorum. Aylık satış cirom en fazla 500 ytl olur bundan sonra ama bunun hepsi kar değil tabi. Ben hangi vergilendirmeye tabi olmalıyım. Benim istediğim sattığım ürün başına fatura ve sevk irsaliyesi kesmek. Bu en hesaplı hangi sistemle olur? Basit usül masit usül ya da diğer şeylerden anlamıyorum, konunun uzmanı bir ön bilgi versin nolur.
    Bu sayede daha önce fatura kesmediğim geçmiş bu 39 satış için fatura kesebilir miyim, kesersem ileride karşılaşabileceğim olası bir maliye sorunundan da yırtar mıyım?

    İşte ben ve benim gibi bundan sonra satışlarını fatura keserek yapmak isteyenlerin asıl bilmek istedikleri sorular bunlar!

    Yanıtlayacak arkadaşların görüş ve önerileri için saygılarımı sunar, şimdiden teşekkür ederim.

  15. gittigidiyor user diyor ki:

    Ben gittigidiyor.com da 2. el eski plaklardan satıyorum. Vergi mükellefi olmak istiyorum.

    Satışlarını internet üzerinden gerçekleştiriyorum.
    Bu işi ev odamda yapıyorum ve odamı da sadece müşteri ile irtibat için kullanıyorum. bunun dışında herhangi bir satış yapmıyorum

    satış bedelini doğal olarak odamda tahsil etmiyorum; banka aracılığı alıyorum.

    Bu saydığım şartlarla satış yaptığım göz önüne alındığında ödeme kaydedici bir cihaz
    yani yazar kasa kullanma mecburiyetimin bulunmadığını öğrendim.

    Bu şartlarda nasıl bir fatura veya parakende satış fişi düzenlemem gerekir?

  16. mehmet gür diyor ki:

    ben 500
    işlem yaptım ama problem olmadı şimdiye dek atura falan da kesedim ne yapacam nasıl fatura kesecem bilmiorum..

  17. ibrahim diyor ki:

    gunayh ve gittigidiyor user kardeşlerim,
    ikiniz de aynı kişisiniz sanırım. bu nedenle ortak bir cevap yazayım.

    satışlarınız için belge kesebilir hale gelmek için vergi mükellefi olmak gerekir. vergi mükellefiyeti temel olarak 3′e ayrılır;
    1) basit usul
    2) gerçek kişi
    3) şirket

    bunlar sırasıyla, mükkelefe daha fazla yükümlülük getirir. en basiti, adı üstünde basit usuldür. muhasebeci parası ödemezsiniz, kdv bağkur ödemezsiniz, stopaj ödemezsiniz. beyannamenizi kendiniz verir ve gelirlerinize bakmaksızın yıllık (yanılmıyorsam) 180 tl gibi bir vergi ödersiniz. hepsi bu. yanlız basit usulde iş yapabilmek için bazı şartlar var. bunlardan en önemlisi, mal alıp satıyor olmamak. yani herhangi bir malı alıp işleyerek ya da olduğu gibi satıyorsanız bu durumda basit usulde vergi mükellefi olamıyorsunuz. bunun yanında bazı işler de basit usulde vergilendirilemiyor. yani yasaya bakıldığında aslında basit usul, daha çok bedeni faailiyetleri ile iş yaparak kazanç sağlayan(sıhhi tesisatçı, ayakkabı tyamircisi vs gibi) kişilere yönelik bir mükellefiyet. gittigidiyorda satış yapanların çok büyük bölümü bu kapsama giremiyor. yanlız evinde kendi ördüğü kazağı satan, ya da yaptığı elişi ürünlerini satan evhanımları bu kapsama girer diye düşünüyorum. yine de en doğru bilgi mali müşavirden alınır.

    gerçek kişi ise sıradan esnafın, bakkal, market, fırın, tuhafiye gibi bildiğimiz türden al sat işi yapanların genellikle tabi olduğu mükellefiyet türüdür. gerçek kişi mğkellefiyetine ait bir firma açabilmek için giderler şöyle yaklaşık;
    açılışta göderleri(birkere mahsus) 300 tl civarında
    her ay ödenecek sabit giderler;
    bağkur 250 tl den başlar,
    stopaj, işyeri kiranızı %20 sidir.
    muhasebeci ücreti 100 tl,
    kdv, her ay, alış kdvleriniz ile satış kdvlerinizin arasındaki farkı ödersiniz,
    gelir vergisi, karın %15 inden başlar gelir arttıkça bu oranda artar.
    yani kaba bir hesapla, nereden baksanız aylık 500 tl nin üzerinde ödeyeceğiniğiniz giderler var. iş yapsanızda yapmaanızda bunu ödersiniz. bunun yanına satışlarınıza göre kdv ve gelir vergisi… yanlız sigortalı olduğunuz için bağkur ödemekten kurtulunduğu söyleniyor. kimisi bunun mümkün olmadığını söylüyor. ayrıntılı siz araştırırsınız. ayrıca home office çalışıtyorsanız kira stopajını kiranın tamamı üzerinden değil de bir kısmında hesaplanması mümkün. evin bir kısmı kullanıldığı için sanırım o da yarıya indirilebilir. bundan da emin değilim ama.

    500 tl gibi kar yapılacak bir iş için firma açmak pak mantıklı değl görüldüğü gibi. böyle bir durumda yani satışlarınız firma açmayı kaldıramaaycak seviyedeyse, bir yakınızın firması üzerinden fatutara kesersiniz. yani bir yakınızın hazır kurulu firmasını kullanırsınız. böyle yapacaksanız mali müşavirden bilgi almanız gerekiyor. çünkü bu yakınınız vergi dairesine sizin iş kolunuzu da bundan sonra yapacağına dair dilekçe ile bilgi vermesi gerekiyor.

    geriye dönük satışlarınıza fatura kesmek teorik olarak mümkün ancak ne kadar geriye doğru giderseniz o kadar, kdv ve muhtasar beyanname tekrar verilecek ve bunlarla ilgili cezalar çıkacak. buna kimse pek yanaşmaz. çünkü maliyenin dikkatini çekmek bir işyeri sahibinin isteyeceği en son şey. ama geçmişe dönük faturalarını bu cezalara rağmen keserseniz ileride karşılaşabileceğiniz daha büyük cezalardan kurtulursunuz.

    bu yazdıklarım benim bilgilerim ancak en doğru bilgiyi bir mali müşavirden alırsınız. onun dışında söylenen şeyler sadece kafanızda fikir oluşturmalı ancak onlara göre adım atmamalısınız. boş bir zamanınız da bir muhasebe ofisine gidip kafanızdaki soruları sorup nasıl adım atmanız gerektiği konusunda daha kesin bilgiler alabilirsiniz. muhasebeciler yeni mükellefiyet kaydı ihtimali (yeni müşteri) olduğu için bu ilk görüşmelerden para almazlar.

    ancak ne olursa olsun belge kesmeden satış yapmayın derim ben. çünkü anlattığınız kadarı ile yaptığınız iş, rakamlar küçük de olsa ticari bir faaliyet. yiyeceğiniz ceza çok büyük olmasa da sizi çok yıpratır. bana göre, en az 2000 – 3000 arası mali boyutu olur yiyeceğiniz cezaların.

  18. gittigidiyor user diyor ki:

    İbrahim Bey, verdiğiniz ayrınıtılı cevaplar için çok teşşekkür ederim. Süpersiniz gerçekten. İstediğim tüm bilgiyi aldım. Birazdan tanıdık bir muhasebeciye gidip bu konuyu danışacağım. Tekrardan çok teşekkürler.

  19. ibrahim diyor ki:

    mehmet gür kardeşim bir önceki yazdığım yazı size de yardımcı olur. kesin bilgi için bir muhasebeci ile görüşün derim ben…

  20. ibrahim diyor ki:

    arkadaşlar yazıyı yoruma kapatıyorum.
    verilebilecek bilgi ve fikirlerin hepsi yukarıda verildi. insanların yasal sorumluluk altına girdiği ya da girmesi gerektiği bu tür konularda yukarıdakilerden başka, teknik ayrıntıya girmenin yeri burası değil. yanlış bilgi vererek insanların yanlış yapmasına yol açılabilir. mali müşavir olmadan daha ayrıntılı bilgi vermek doğru değil. soruları olanlar mali müşavire danışarak bilgi alırsa daha iyi olur. ya da hukuk forumları var oralarda yasal mevzuat hakkında bilgi alınması daha doğru olur.