Hep diyoruz. Geliştirici, kendine en uygun aracı seçmeyi bilmeli. Bana göre her projede, oturup sıfırdan kodlama yapan ya da notepadden başka editör kullanmam diyen bir geliştirici çok kötü bir geliştiricidir. Hatta geliştirici değildir. (Bu konuda ayrıntılı bir yazı yazmayı düşünüyorum. Çünkü nette notepad kullanmayı marifetmiş gibi söyleyebilen, tavsiye edebilen insanlar var. Özellikle programlamaya yeni başlayan kişileri yanlış yönlendirebilecek bir durum bu.)
Laf lafı açıyor, konumuza dönecek olursak. Bir geliştirici iseniz, size gelen işlerin büyük bölümünün, sıradan web siteleri olduğunu bilirsiniz.
Şöyle düşünün;
Bir firma web sitesi yaptıracaktır. Ancak sıradan web sitesinin yanında, kendine özgü ufak tefek şeyler de istiyor. Joomla, drupal, wordpress gibi hazır sistemlerin, firmanın ihtiyaçlarının %80 ‘ini karşıladığını, ancak kesinlikle yetersiz olduğunu ve biraz daha müşteriye özel eklemeler ile işi çok kısa sürede halledebileceğinizi gördünüz.
Böyle bir durumda, müşterisini suistimal etmeyi alışkanlık edinmiş dürüst olmayan geliştirici, 1 liraya, 1 günde bitireceği projeyi, (tamamen baştan kodlayarak) 10 liraya 10 günde bitirme yoluna gider. Göz göre göre bunu yapmak herşeyden önce dürüstçe olmadğı gibi uzun vadede müşteriyi kaçırmanıza yol açar. Hiç tavsiye etmem. Zira müşteri ile kurulacak en doğru ilişki, uzun vadeli ve sürekli bir iş ilişkisidir. Bu ise, müşterinize göz göre göre fazla para harcatarak, onu yolunacak kaz gibi görerek, asla mümkün olmaz. Müşteriniz sizi çözüm ortağı gibi görmeli, güvenmeli. Müşteriniz size güveniyorsa çok daha sağlam bir portföyünüz var demektir. 3 kuruş ucuz diye sizi bırakıp başkası ile çalışmaya başlamaz, emeğinizin karşılığını her zaman alırsınız vs vs… Uzun vadede daha çok para kazandırır size.
Peki dürüst bir geliştirici, yukarıdaki durumda ne yapar?
Alternatifler duruma göre değişebilir ancak en basitinden yukarıdaki olayda gördüğü joomla, wordpress, drupal gibi açık kaynak kodlu uygulamaları alıp, gerekli eklentileri yaparak en kısa sürede ve en düşük maliyetle müşterisine teslimatı yapar. (Tabi tekrar söylemekte fayda görüyorum. Eğer müşterinin ihtiyacını karşılıyorsa böyle yapılmalıdır. “Her zaman böyle yapılmalıdır” demiyorum. Sapla samanı karıştırmamak lazım.)
İşte dürüst bir geliştirici olarak bu gibi durumla karşılaştığınız zaman, karar vermeniz gereken konu, hangi hazır sistemi seçerek üzerine geliştirme yapacağınız konusudur. Bunların hepsi kendine göre saygıyı hak eden çok güzel, binlerce geliştiricinin emeği ile ortaya çıkan projeler. Bunun için hangisinin en iyi olduğu sorusundan ziyade, hangisinin, geliştiricinin işini kolaylaştırdığı sorusu sorulmalıdır. Yani amacımız işimizi kolaylaştırarak hızlı ve düşük maliyetle çözüm sunmak olduğuna göre seçeceğimiz hazır sistemin bir sürü karmakarışık yapısı ile, sorunları ile uğraşmamamız gerekir değil mi? Öyle olacaksa oturur baştan yazarız…
Sizlere wordpress ‘i tavsiye ederim. Zaten wordpress hayran olduğum bir proje. Hedef kitlenin ihtiyaçları ile bu kadar örtüşen, bu kadar esnek, bu kadar özlü başka proje görmedim. İster blog sitenizi kurun, içerik yönerim sistemi olarak kullanın. Her yola geliyor kendileri… Konumuza dönersek, wordpress ile api dokümanları ile boğuşmadan, yapıyı çözmek için saç baş yolmadan, çok kolayca istediğiniz eklentiyi geliştirebilirsiniz. Üstelik bunu yapmak isteyenler için çok geniş bir doküman arşivi de mevcut.
Joomla da güzel bir yapı sunuyor ancak yukarıda anlattığım örnek durumda ihtiyacımız olan pratik ve işimiz kolaylaştıran bir çözüm değil gibi geliyor bana. Joomla daha çok, son kullanıcıya ihtiyacı olan çoğu şeyi paket olarak sunan ve başka bir şeye ihtiyaç duymadan hızlıca sitesini yayınlamaya başlamak isteyen kişilere hitap ediyor. Böyle olunca da wordpress’in sahip olduğu esnek geliştirme olanakları, özlü, basit ama etkili bir yapı olmaktan uzaklaşıyor. İster istemez daha hantal bir yapı haline geliyor. Kötü demiyorum. Ancak bu yazıda değerlendirme kriterimiz belli. Geliştirici açısından bakıyoruz konuya…
Bunun yanında drupal ‘da çok beğendiğim, özellikle stabil ve güvenli bir yapı,. Fakat drupal ‘a da nesne tabanlı programlamadan ziyade prosedürel programlama yaklaşımı hakim olduğu için geliştirici ihtiyaçları açısından pek sıcak bakmıyorum.
Tabi tercih meselesi. Her yiğidin bir yoğurt yeyişi var. Önemli olan dökmeden, elimize yüzümüze bulaştırmadan yiyebilmek…
Önümüzdeki günlerde wordpress ‘e nasıl eklenti yapılabileceği üzerine örnek içeren bir yazı yazmayı düşünüyorum. Konuyu, orada daha rahat ifade etme şansı bulurum sanırım.
Sevgilerimle
________________________ Etiketler: drupal, dürüst programcılık, geliştirme, joomla, uygun çözüm sunma, wordpress, wordpress ile eklenti yazma, wordpress plugin geliştirme
ben katılmıyorum , bu joomladan dolayı web programcıları çogu işi kaçırdı jommal ile hmlden bir kelime bile çakmayan insanlar site yapar oldular
sevgili @selman tunç,
kendisine web programcısı diyen çoğu kişinin kaçırdığı bir şey var; web sitesi yapmak, artık web programcısının işi değil. joomla vs ye gelene kadar daha öncesinden yıllardır o kadar basitleştirici araçlar var ki. artık bir web sitesi yapmak için programcı olmak gerekmiyor. piyasanın gerçeği bu. ayrıca bence de olması gereken bu. yaptığı işlerin çoğunluğu joomla ile yapılabilecek sıradan web siteleri olan bir kişi benim gözümde web programcısı değildir. bırakın 3-5 sayfadan oluşan sunum sitelerini başkaları yapsın. hatta size şunu söyleyeyim. artık insanlar kendi sitelerini kendileri yapıyorlar. ne güzel. o kadar kolay bir işlem ki bu. bırakın insanlar kendi işlerini kendileri yapsın.
web programcısı web uygulamalarının peşinde olmalı. web uygulaması ile web sitesi kavramları farklı şeyler. konu web uygulaması olunca joomla vs yetmiyor.
ya yazıda belirttiğim gibi üstüne eklentiler inşaa edilmek zorunda kalınıyor, ya da oturup sıfırdan uygulamayı geliştirmek gerekiyor. bu durumda programlama bilgisi olmayan kişiler joomlayı alıp kullanamıyor.
yani arada bir tekniker gözlüğünü bırakıp, girişimci gözlüğü ile bulunduğumuz piyasayı analiz etmeliyiz. oturup şikayet etmenin bir faydası yok. iyi analiz ederseniz piyasada fırsatların çok fazla olduğunu göreceksiniz.
programlama camiasında bu bezgin bekir psikolojisi var malesef. piyasada kalabilmek için piyasayı eleştirmekle dövünmekle vakit kaybetmektense, hiç direnmeden, piyasanın akış yönüne doğru çalışmak lazım.